Hayatımızın belirli dönemlerinde kendimize benzer sorular sorarız. Gerçekten neyi iyi yaptığımızı, neden bazı konularda sürekli aynı yerde takıldığımızı veya geleceğimizi nasıl şekillendirebileceğimizi düşünürüz. Bazen bu sorular yeni bir işe başlamayı planlarken ortaya çıkar. Bazen yıllardır sürdürdüğümüz alışkanlıkları değiştirmek, emeklilikten sonra yeni bir uğraş edinmek veya hayatımıza farklı bir yön vermek istediğimizde karşımıza çıkar.

Çoğu zaman sorularımız vardır ama cevaplarımız dağınıktır. Bir konuda yetenekli olduğumuzu biliriz fakat bu yeteneği nerede değerlendireceğimizi bilemeyiz. Önümüzde bir fırsat bulunur ancak buna yeterince hazır olup olmadığımızdan emin olamayız. Kendimizi geliştirmek isteriz ama hangi beceriden başlamamız gerektiğine karar veremeyiz.

Oysa bazen ihtiyacımız olan şey daha fazla bilgi edinmek değil, zaten bildiklerimizi belirli bir düzen içinde değerlendirmektir.

İş dünyasında uzun yıllardır kullanılan SWOT analizi, bu noktada kendi hayatımıza farklı bir gözle bakmamızı sağlayabilir. Güçlü yönlerimizi, geliştirmemiz gereken özelliklerimizi, çevremizdeki fırsatları ve karşılaşabileceğimiz riskleri birlikte değerlendirmek, bulunduğumuz noktayı daha açık görmemize yardımcı olabilir.

SWOT Analizi Nedir?

SWOT analizi, bir kişinin, kurumun veya projenin mevcut durumunu dört temel açıdan incelemeye yarayan sistematik bir değerlendirme yöntemidir. Adını İngilizce Strengths, Weaknesses, Opportunities ve Threats sözcüklerinin baş harflerinden alır.

Türkçede bu kavramları Güçlü Yönler, Zayıf Yönler, Fırsatlar ve Tehditler olarak ifade ediyoruz.

Güçlü ve zayıf yönler daha çok kişinin sahip olduğu iç özelliklerle ilgilidir. Fırsatlar ve tehditler ise çevresel koşullara odaklanır. Örneğin insanlarla etkili iletişim kurabilmek kişisel bir güçlü yönken, yaşadığınız bölgede yeni bir eğitim merkezinin açılması değerlendirebileceğiniz dışsal bir fırsat olabilir.

SWOT analizini yalnızca dört başlıklı bir liste olarak düşünmemek gerekir. Yöntemin asıl yararı, bu başlıklar arasındaki ilişkileri görebildiğimizde ortaya çıkar. Hangi güçlü yönümüz bir fırsatı değerlendirmemize yardımcı olabilir? Hangi beceri eksikliğimiz gelecekte sorun yaratabilir? Değiştiremediğimiz koşullara karşı nasıl hazırlanabiliriz?

İngiltere’deki The Open University’nin kişisel gelişim ve kariyer planlaması eğitimlerinde de SWOT matrisi, bireylerin mevcut becerilerini ve çevresel koşullarını değerlendirerek kısa ve uzun vadeli hedeflerini belirlemelerine yardımcı olacak bir araç olarak ele alınmaktadır.

SWOT analizi tek başına bir kişilik testi veya geleceği tahmin yöntemi değildir. Ancak iyi sorularla ve gerçekçi örneklerle kullanıldığında, kişisel değerlendirmelerimizi daha düzenli hâle getirebilir.

1. Güçlü Yönlerini Keşfet: Neyi İyi Yapıyorsun?

İnsan kendi eksiklerini fark etmekte çoğu zaman hızlıdır. Yapamadığımız işleri, ertelediğimiz hedefleri ve başarısızlıkla sonuçlanan girişimleri uzun süre hatırlayabiliriz. Buna karşılık iyi yaptığımız şeyleri sıradan kabul ettiğimiz için sahip olduğumuz becerilerin değerini gözden kaçırabiliriz.

Örneğin çevresindeki insanların sık sık fikir danıştığı biri, etkili iletişim kurma veya sorun çözme becerisinin önemli bir güçlü yön olduğunu düşünmeyebilir. Uzun yıllar aile bütçesini planlayan biri, kaynak yönetimi konusunda kazandığı deneyimi özel bir beceri olarak değerlendirmeyebilir. Oysa bu özellikler farklı yaşam alanlarında kullanılabilecek değerli birikimlerdir.

Güçlü yönlerimiz yalnızca diplomalarımızdan, mesleki unvanlarımızdan veya resmi başarılarımızdan oluşmaz. Sabırlı olmak, karmaşık bilgileri anlaşılır hâle getirmek, insanları dinlemek, düzenli çalışmak, yeni şeyler öğrenmek ve karşılaşılan sorunlara çözüm üretmek de önemli becerilerdir.

Kendinizi değerlendirirken çevrenizdeki insanların en çok hangi konuda sizden yardım istediğini düşünün. Geçmişte başarıyla tamamladığınız çalışmaları hatırlayın ve zor durumların üstesinden gelirken hangi özelliklerinizden yararlandığınızı belirlemeye çalışın.

Burada önemli olan kendimizi övmek değil, sahip olduğumuz kaynakları gerçekçi biçimde tanımaktır. Bir güçlü yön belirlediğimizde ona ilişkin somut bir örnek de yazabiliriz. “Planlama konusunda iyiyim” demek yerine, geçmişte tamamladığımız bir çalışmayı nasıl planladığımızı açıklamak daha anlamlıdır.

Bilimsel araştırmalar güçlü yönler hakkında ne söylüyor?

Psikolog Martin Seligman ve çalışma arkadaşlarının 2005 yılında yayımladığı bir araştırma, kişilerin güçlü özelliklerini yeni biçimlerde kullanmalarına odaklanan uygulamaları incelemiştir.

Araştırmada katılımcılardan güçlü karakter özelliklerini belirlemeleri ve bunları günlük yaşamlarında daha önce denemedikleri şekillerde kullanmaları istenmiştir. Bu uygulamayı yapan grupta mutluluk düzeyinde artış ve depresif belirti puanlarında azalma gözlenmiş, bazı olumlu etkiler altı aylık izleme döneminde de devam etmiştir.

Bu sonuç, SWOT analizinin tek başına aynı etkiyi oluşturduğunu göstermez. Ancak güçlü yönlerimizi yalnızca tanımlamanın ötesine geçip onları yeni alanlarda kullanmayı denemenin önemini düşündürür.

Örneğin iyi bir anlatıcı olduğunuzu biliyorsanız bunu yalnızca güçlü yönler listenize yazmakla kalmayın. Bir arkadaşınıza yeni bir beceri öğretmeyi, kısa bir eğitim içeriği hazırlamayı veya deneyimlerinizi yazıya dökmeyi deneyin.

Kendi çalışma koşullarınızı, motivasyon kaynaklarınızı ve davranışlarınızı daha ayrıntılı incelemek isterseniz Filevar’daki Kendinin Kullanım Kılavuzu çalışması da bu değerlendirmeyi destekleyebilir.

2. Gelişime Açık Yönlerini Belirle: Seni Ne Zorluyor?

SWOT analizinin en hassas bölümlerinden biri zayıf yönlerdir. Çünkü kendimizi değerlendirirken zaman zaman davranışlarımızı açıklamak yerine kişiliğimiz hakkında kesin hükümler verebiliriz.

“Ben disiplinsizim”, “Teknolojiden anlamıyorum” veya “Hiçbir işi tamamlayamıyorum” gibi ifadeler, sorunun ne olduğunu anlamamızı zorlaştırabilir.

Bunun yerine belirli davranışlara ve geliştirilebilir becerilere odaklanmak daha yararlıdır. Örneğin “Disiplinsizim” demek yerine “Uzun süreli çalışmalar için düzenli bir takvim oluşturmuyorum” diyebiliriz. “Teknolojiden anlamıyorum” yerine “Excel’de veri analizi yapabilecek kadar deneyimim bulunmuyor” ifadesini kullanabiliriz.

Bu yaklaşım önemlidir çünkü üzerinde çalışılabilecek somut bir durumu tanımlamak, genel bir kişilik yargısında bulunmaktan farklıdır.

Kendinize hangi işleri sürekli ertelediğinizi, hangi becerileri öğrenmekte zorlandığınızı veya geçmiş girişimlerinizde hangi sorunların tekrarlandığını sorabilirsiniz. Her alanda kusursuz olmayı hedeflemek yerine yaşamınızı gerçekten etkileyen gelişim alanlarını belirlemek daha uygulanabilir bir başlangıç olabilir.

Burada başka bir noktayı da unutmamak gerekir. Her erteleme davranışı yalnızca isteksizlikten kaynaklanmaz. Bazen başarısızlık korkusu, belirsizlik veya ulaşılması zor hedefler de harekete geçmemizi zorlaştırabilir.

Kendi hedeflerimizi nasıl engelleyebildiğimizi daha ayrıntılı ele aldığımız Kendini Sabote Etmek: İnsan Neden En Çok Kendi Yoluna Çıkar? yazımız, bu konuyu farklı örneklerle incelemektedir.

3. Fırsatlarını Gör: Çevrende Hangi Olanaklar Var?

Bir insanın yeni bir hedefe ulaşabilmesi yalnızca sahip olduğu yeteneklere bağlı değildir. Bulunduğu ortam, erişebildiği kaynaklar, karşılaştığı insanlar ve değişen ekonomik ya da teknolojik koşullar da yeni yollar açabilir.

Uzun yıllar öğretmenlik yapmış birini düşünelim. Bu kişi, deneyimlerini yalnızca sınıf ortamında kullanabileceğini düşünebilir. Oysa çevrim içi eğitim olanaklarının gelişmesi, sahip olduğu birikimi farklı insanlarla paylaşabileceği yeni seçenekler sunabilir.

Benzer şekilde el becerisi olan biri ürünlerini internet üzerinden tanıtmayı deneyebilir. Mesleğini değiştirmek isteyen biri ücretsiz eğitim kaynaklarından yararlanabilir. Yıllardır aynı alanda çalışan bir kişi ise kazandığı deneyimi farklı bir sektöre taşıyabileceğini fark edebilir.

Burada güçlü yönler ile fırsatlar arasındaki ayrımı doğru yapmak gerekir. İyi bir anlatıcı olmak kişisel bir güçlü yöndür. Çevrim içi eğitime yönelik yeni olanakların ortaya çıkması ise fırsattır.

Fırsatları değerlendirirken her gelişmenin mutlaka başarılı bir sonuca dönüşeceğini düşünmemeliyiz. Yeni bir olanak, ancak sahip olduğumuz kaynaklar, zamanımız ve hedeflerimizle uyumlu olduğunda anlamlı hâle gelir.

Bu nedenle çevrenizdeki olanakları incelerken kendinize şunu sorabilirsiniz: “Hangi fırsatı mevcut bilgi ve becerilerimle, büyük bir risk almadan küçük ölçekte deneyebilirim?”

Bazen yeni bir yol bulmak, geçmişte biriktirdiğimiz deneyimleri terk etmek değil, onları farklı bir alanda kullanmaktır. Filevar’daki İkinci Kariyerini Tasarla çalışmamız da özellikle bu düşünceden hareket etmektedir.

4. Tehditlerini Tanı: Seni Hangi Dış Koşullar Zorlayabilir?

Geleceğimizi planlarken yalnızca olumlu olasılıkları değerlendirmek yeterli değildir. Ekonomik değişimler, teknolojik gelişmeler, sektörlerdeki dönüşümler veya artan rekabet gibi dış koşullar hedeflerimizi etkileyebilir.

Örneğin kendi işini kurmak isteyen biri için artan maliyetler önemli bir risk oluşturabilir. Yeni bir meslek edinmek isteyen kişi açısından belirli iş alanlarının daralması veya yeni teknolojilerin farklı beceriler gerektirmesi dikkate alınması gereken koşullar arasında bulunabilir.

SWOT analizinde tehditleri belirlemenin amacı korkularımızı çoğaltmak değildir. Karşılaşabileceğimiz olası zorlukları daha erken görerek hazırlık yapabilmektir.

Önemli olan her ihtimali felaket olarak yorumlamak yerine riskin gerçekleşme olasılığını, olası etkisini ve alabileceğimiz önlemleri düşünmektir.

Kendi planınız açısından hangi dış koşulların belirleyici olduğunu değerlendirin. Bir hedefin beklediğiniz sürede gerçekleşmemesi durumunda hangi alternatifleri kullanabileceğinizi düşünün. Zaman, bütçe veya ulaşabileceğiniz destek kaynakları konusunda gerçekçi olmak, bu aşamanın önemli bir parçasıdır.

Bir tehdidi fark etmek, mutlaka o tehditle karşılaşacağımız anlamına gelmez. Ancak hazırlıklı olmak seçeneklerimizi artırabilir.

Örnek: Hayatına Yeni Bir Yön Vermek İsteyen Birinin SWOT Analizi

Şimdi yöntemi günlük yaşamdan esinlenen kurgusal bir örnek üzerinde inceleyelim.

Uzun yıllar aynı meslekte çalışmış, artık deneyimlerini kullanarak yeni bir uğraş veya ek gelir alanı oluşturmak isteyen birini düşünelim. Bu kişinin öğretme becerisi güçlü olsun, insanlarla iyi iletişim kurabilsin ancak dijital araçları kullanma konusunda kendisini yeterince deneyimli hissetmesin.

İlk SWOT değerlendirmesi şöyle olabilir:

SWOT AlanıDeğerlendirme
Güçlü YönlerDeneyimli, sabırlı, iletişim becerileri gelişmiş, öğretmeyi seviyor
Gelişime Açık YönlerDijital araçlarda deneyimi sınırlı, bazı projeleri erteliyor
FırsatlarÇevrim içi eğitim olanakları, bilgi paylaşım platformları, yeni iş birlikleri
TehditlerRekabet, değişen teknolojiler, başlangıç maliyetleri ve ekonomik belirsizlikler

Bu tabloyu hazırlamak önemli bir başlangıçtır ancak tek başına yeterli değildir. Değerlendirmemizin asıl yararı, bu bilgileri birbiriyle ilişkilendirdiğimizde ortaya çıkar.

Örneğimizdeki kişi, öğretme becerisini yeni dijital olanaklarla birleştirebilir. Dijital araçlar konusundaki eksiklerini tamamlamak için düzenli bir öğrenme programı hazırlayabilir. Başlangıç maliyetlerini azaltmak amacıyla küçük bir deneme çalışmasıyla ilerleyebilir.

Burada yalnızca güçlü yönlerden yararlanılmıyor; gelişime açık alanlar, fırsatlar ve tehditler de aynı kararın içinde değerlendiriliyor.

İş dünyasında SWOT’un bu dört alanını birbiriyle eşleştirerek stratejiler oluşturmak için kullanılan yaklaşım TOWS matrisi olarak da bilinir. Kişisel yaşamda bu yaklaşımın basitleştirilmiş biçimini kullanarak güçlü yönlerimizle fırsatları birleştirmeyi, eksiklerimizi gidermeyi ve risklere karşı alternatifler geliştirmeyi deneyebiliriz.

Kendi SWOT Analizini Nasıl Yapabilirsin?

Şimdi sıra sende. Bir kâğıdı dört bölüme ayırabilir veya bilgisayarında basit bir tablo oluşturabilirsin. Her bölüm için başlangıçta üç madde yazman yeterli olacaktır.

Güçlü yönlerine sahip olduğun becerileri ve deneyimleri, gelişime açık yönlerine hedeflerini zorlaştıran alışkanlıkları veya eksiklerini yaz. Fırsatlar bölümünde çevrende değerlendirebileceğin dış koşulları, tehditler bölümünde ise planlarını etkileyebilecek riskleri düşün.

İlk değerlendirmede mükemmel ifadeler kullanmaya çalışma. Daha sonra yazdıklarına yeniden bakarak hangi maddelerin gerçekten önemli olduğunu belirleyebilirsin.

Mümkünse güvendiğin birinden geri bildirim al. Başkalarının seni nasıl gördüğünü öğrenmek, bazı özelliklerini farklı açıdan değerlendirmene yardımcı olabilir. Ancak başkalarının görüşlerini de değişmez gerçekler olarak kabul etmek yerine kendi deneyimlerinle birlikte düşünmelisin.

Değerlendirmeyi tamamladığında her bölümden senin için en önemli maddeyi seç. Böylece uzun bir liste yerine üzerinde çalışabileceğin daha anlaşılır bir başlangıç noktası elde edersin.

SWOT Tablosunu Bir Eylem Planına Dönüştür

SWOT analizinin en önemli aşaması, yazdıklarımızı gerçek yaşamla ilişkilendirmektir.

Güçlü yönlerimizden hangilerini yeni fırsatlarla birleştirebileceğimizi düşünerek başlayabiliriz. Ardından hangi eksiklerimizi gidermemiz gerektiğini ve hangi riskler için alternatif hazırlayabileceğimizi değerlendirebiliriz.

Örneğin dijital becerilerini geliştirmek isteyen biri, “Önümüzdeki ay Excel öğreneceğim” şeklinde genel bir hedef belirleyebilir. Ancak bu hedefin ne zaman ve nasıl gerçekleştirileceği belirsizdir.

Daha uygulanabilir bir ifade şöyle olabilir:

“Önümüzdeki 30 gün boyunca pazartesi, çarşamba ve cuma günleri saat 19.00’da 30 dakika Excel uygulaması yapacağım.”

Bu planın farkı, yalnızca ne yapılacağını değil, ne zaman yapılacağını da açıklamasıdır.

Araştırmalar somut planlar hakkında ne söylüyor?

Psikolog Peter Gollwitzer ve Paschal Sheeran’ın 2006 yılında yayımladığı kapsamlı bir meta-analiz, hedeflere ulaşmada “eğer–o zaman” biçimindeki planları incelemiştir.

Araştırmacılar 94 bağımsız testin sonuçlarını değerlendirerek belirli bir durumla belirli bir davranışı önceden eşleştirmenin hedeflere ulaşmayı olumlu etkilediğini göstermiştir. Araştırmada orta ile büyük arasında değerlendirilen bir etki büyüklüğü (d = 0,65) bulunmuştur.

Bu bulgu her planın mutlaka gerçekleşeceğini söylemez. Ancak bir hedefi somut bir davranışa bağlamanın, yalnızca o hedefe ulaşmayı istemekten daha etkili olabileceğini gösterir.

Örneğin “Daha düzenli çalışacağım” demek yerine, “Akşam yemeğinden sonra telefonumu sessize alırsam 30 dakika çalışma dosyamı açıp uygulama yapacağım” şeklinde bir plan kurabiliriz.

ABD’nin eski başkanlarından Dwight D. Eisenhower’ın 1957 yılında yaptığı bir konuşmada vurguladığı düşünce de burada anlam kazanır:

“Planlar değersiz olabilir; ancak planlama her şeydir.” — Dwight D. Eisenhower

Eisenhower’ın sözünün arkasındaki düşünce, koşullar değiştiğinde bir planın geçerliliğini yitirebileceği ancak planlama sürecinin insanı beklenmedik durumlara hazırladığıdır.

Kişisel SWOT analizinde de amacımız geleceğimizi değişmez bir programa bağlamak değildir. Daha bilinçli kararlar verebilmek için seçeneklerimizi, kaynaklarımızı ve önceliklerimizi tanımaktır.

Hazırladığın eylem planının sonuçlarını belirli aralıklarla değerlendirmek istersen, Filevar’daki Karar Günlüğü çalışmasından yararlanabilirsin. Burada yalnızca verdiğin kararları değil, karar anındaki beklentilerini ve daha sonra ortaya çıkan sonuçları da inceleyebilirsin.

SWOT Analizi Yaparken Sık Düşülen Hatalar

Kişisel SWOT analizinde karşılaşılan önemli sorunlardan biri çok genel ifadeler kullanmaktır. “Çalışkanım”, “Başarısızım” veya “Fırsatlarım çok az” gibi değerlendirmeler tek başına yeterli değildir. Her ifadeyi mümkünse gözlemlenebilir bir davranış, deneyim veya koşulla açıklamak gerekir.

Bir başka hata, iç özelliklerle dış koşulları birbirine karıştırmaktır. Örneğin İngilizce bilmek güçlü bir yöndür. İngilizce bilen çalışanlara yönelik yeni iş olanaklarının ortaya çıkması ise fırsattır. Bu ayrımın yapılmaması, analizden çıkarılacak sonuçları belirsizleştirebilir.

Kendimizi başkalarıyla sürekli karşılaştırmak da değerlendirmemizin amacından uzaklaşmamıza neden olabilir. SWOT bir kişilik yarışı değildir. Her insanın geçmişi, kaynakları, koşulları ve hedefleri farklıdır. Amaç başkalarından üstün olduğumuzu göstermek değil, kendi durumumuzu daha iyi anlamaktır.

Ayrıca SWOT tablosu öznel değerlendirmelere açıktır. Bir kişinin güçlü gördüğü özellik, başka bir kişi tarafından farklı yorumlanabilir. Bu nedenle analizde yalnızca düşüncelerimize değil, mümkün olduğunca somut kanıtlara ve gerçek deneyimlere dayanmak önemlidir.

Son olarak SWOT analizini bir kez hazırlayıp unutmak, yöntemin yararını azaltabilir. Zaman içinde yeni beceriler edinir, farklı fırsatlarla karşılaşır ve yeni koşullara uyum sağlamaya çalışırız. Bu yüzden değerlendirmemizi belirli aralıklarla gözden geçirmek yerinde olacaktır.

Hayatını Değerlendirmek İçin Bazen Dört Soru Yeterlidir

Romalı düşünür Seneca, Lucilius’a Ahlak Mektupları adlı eserinin 71. mektubunda şöyle der:

“Hangi limana yöneldiğini bilmeyen biri için hiçbir rüzgâr uygun değildir.” — Seneca

Bu söz, kişisel SWOT analizinin temel düşüncesini güzel anlatır. Nereye gitmek istediğimizi bilmeden önümüze çıkan fırsatların hangisinin bizim için değerli olduğunu anlamak zorlaşabilir.

Hayatta her koşulu kontrol edemeyiz. Karşımıza çıkacak bütün fırsatları önceden bilemeyiz. Ekonomik değişimleri, teknolojik gelişmeleri veya başka insanların kararlarını belirleyemeyiz. Ancak kendimizi daha iyi tanımak ve mevcut koşullarımızı değerlendirmek için zaman ayırabiliriz.

Hangi becerilere sahip olduğumuzu, nerelerde zorlandığımızı, hangi fırsatları değerlendirebileceğimizi ve hangi risklere karşı hazırlanabileceğimizi düşünmek, daha bilinçli kararlar vermemize yardımcı olabilir.

Belki de bugün kendine ayıracağın kısa bir zaman, uzun süredir ertelediğin bir kararın daha net görünmesini sağlayabilir. Bunun için büyük bir değişim planıyla başlaman gerekmiyor. Bir kâğıt alıp dört başlık yazman ve kendine karşı açık olman yeterli.

Sonra şu soruyu düşün:

“Bugünkü bilgi, beceri ve imkânlarımla hayatımda hangi küçük ama anlamlı değişikliği başlatabilirim?”

Çünkü bazen yeni bir yol bulmak için önce nerede durduğunu görmek gerekir.


Yararlanılan Kaynaklar

  • The Open University – Personal Development Planning for Engineering: Your Opportunities and Threats.
  • Seligman, M. E. P., Steen, T. A., Park, N. ve Peterson, C. (2005). Positive Psychology Progress: Empirical Validation of Interventions. American Psychologist, 60(5), 410–421.
  • Gollwitzer, P. M. ve Sheeran, P. (2006). Implementation Intentions and Goal Achievement: A Meta-analysis of Effects and Processes. Advances in Experimental Social Psychology, 38, 69–119.
  • Dwight D. Eisenhower Presidential Library – 14 Kasım 1957 konuşması.
  • Seneca – Lucilius’a Ahlak Mektupları, 71. Mektup, 3. bölüm.
Bu makaleyi paylaşın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir