Kişisel gelişim denildiğinde çoğumuzun aklına hemen yeni hedefler gelir. Yeni bir alışkanlık edinmek, daha fazla kitap okumak, yeni bir eğitim almak, daha erken kalkmak, daha düzenli olmak, daha çok üretmek…
Sanki daha iyi bir hayatın yolu sürekli bir şeyler eklemekten geçiyormuş gibi davranırız. Oysa bazen asıl ihtiyacımız yeni bir hedef değil, hayatımızdaki gereksiz yüklerden birini bırakmaktır.
Takvimimiz doludur ama neye yetişmeye çalıştığımızı tam olarak bilmiyoruzdur. Telefonumuz sürekli bildirim verir. Yapılacaklar listemiz uzar. Bir yandan öğrenmek, bir yandan üretmek, bir yandan kendimize zaman ayırmak isteriz. Günün sonunda ise çoğu zaman “Bugün yine hiçbir şeye yetişemedim” hissiyle kalırız.
Belki de sorun yeterince şey yapmamamız değildir.
Belki fazla şeyi aynı anda yapmaya çalışıyoruzdur.

Gelişim Her Zaman “Daha Fazlası” Demek Değildir
Hayatımızın belirli dönemlerinde kendimize yeni hedefler koymak gerçekten faydalıdır. Fakat bir noktadan sonra her yeni hedef, zaten dolu olan bir programa eklenmiş yeni bir görev haline gelebilir.
Haftada üç gün yürüyüş yapacağım.
Her gün kitap okuyacağım.
Yeni bir dil öğreneceğim.
Daha fazla sosyal etkinliğe katılacağım.
Bir kursa başlayacağım.
Evimi daha düzenli tutacağım.
Bunların hiçbiri tek başına kötü değildir. Sorun, hepsini aynı anda hayatımıza sığdırmaya çalıştığımızda başlar.
Böyle dönemlerde kendimize “Hayatıma ne eklemeliyim?” sorusundan önce başka bir soru sormak daha yararlı olabilir:
“Hayatımdan neyi çıkarsam bana gerçekten alan açılır?”
Bu sorunun cevabı bazen gereksiz bir alışkanlık, bazen artık anlamını kaybetmiş bir sorumluluk, bazen sürekli kontrol ettiğimiz bir uygulama, bazen de yalnızca alıştığımız için devam ettirdiğimiz bir davranış olabilir.
Hayatınızın hangi alanlarının gerçekten önemli olduğunu görmek için FileVar’daki Karar Günlüğü çalışmasına da göz atabilirsiniz. Buradaki yaklaşım, hayatın farklı alanlarını aynı anda değerlendirmeye ve dikkatinizin nereye gittiğini daha net görmeye yardımcı olacak şekilde hazırlanmış.
Zamanımızı Sadece Yaptıklarımız Değil, Düşündüklerimiz de Tüketir
Bir işi yapmak zaman alır. Fakat o işi sürekli düşünmek de zihnimizde yer kaplar.
Aramamız gereken ama sürekli ertelediğimiz biri, cevap vermediğimiz bir mesaj, başlamamız gerektiğini düşündüğümüz bir proje, kullanmadığımız halde iptal etmediğimiz bir üyelik, düzenlemeyi bekleyen yüzlerce fotoğraf…
Bunlar yapılacaklar listesinde küçük maddeler gibi görünür. Ancak gün içinde tekrar tekrar aklımıza geldiklerinde zihinsel bir kalabalık oluşturabilirler.
Bu nedenle eksiltmek yalnızca fiziksel eşyaları azaltmak değildir.
Bazen bir kararı vermektir.
Bazen “Bunu artık yapmayacağım” diyebilmektir.
Bazen bir projeyi tamamlamak değil, o projenin artık sizin için önemli olmadığını kabul etmektir.
Önemli kararları neden verdiğinizi ve daha sonra sonuçlarını değerlendirmek isterseniz bu noktada yararlı bir yöntem olabilir. Kararları yalnızca sonuçlarıyla değil, o kararı verirken ne düşündüğünüzle birlikte kaydetmek, zaman içinde kendi karar verme biçiminizi daha görünür hale getirir.

“Hayır” Demek Bazen Yeni Bir Hedef Koymaktan Daha Değerlidir
Kişisel gelişim içeriklerinde çoğu zaman harekete geçmekten bahsedilir. Fakat neye hayır dediğimiz de en az neye evet dediğimiz kadar önemlidir.
Her davete gitmek zorunda değiliz.
Her fikri projeye dönüştürmek zorunda değiliz.
Her gün verimli olmak zorunda değiliz.
Başladığımız her şeyi sonsuza kadar sürdürmek zorunda da değiliz.
Zaman içinde insanlar değişir. İlgi alanlarımız, ihtiyaçlarımız ve önceliklerimiz de değişir. Birkaç yıl önce bize iyi gelen bir alışkanlık bugün hayatımıza uymuyor olabilir.
Burada önemli olan hemen vazgeçmek değil; otomatik olarak devam etmek yerine zaman zaman kendimize şu soruyu sorabilmektir:
“Bunu bugün ilk kez görseydim, yine hayatıma almak ister miydim?”
Cevap hayırsa, yalnızca alışkanlık olduğu için devam ediyor olabilirsiniz.
Kendi çalışma düzeninizi, enerji seviyenizi ve sizi zorlayan ya da destekleyen koşulları daha yakından düşünmek için sayfasını da kullanabilirsiniz. Bu tür bir öz değerlendirme, başkalarının sistemlerini kopyalamak yerine size gerçekten uyan bir düzen kurmayı kolaylaştırabilir.
Dijital Kalabalık da Gerçek Bir Kalabalıktır
Evinizde masanın üzerinde yüz tane dosya olsa muhtemelen rahatsız olursunuz. Fakat telefonunuzdaki yüzlerce okunmamış e-posta, bildirim, ekran görüntüsü ve uygulama zamanla normal görünmeye başlayabilir.
Her bildirime bakmasak bile, sürekli ulaşılabilir olma hissi dikkatimizi bölebilir.
Bu nedenle dijital hayatımızda da eksiltmeye ihtiyacımız olabilir.
Kullanmadığınız uygulamaları silmek, gereksiz e-posta aboneliklerinden çıkmak, bazı bildirimleri kapatmak veya sosyal medya için belirli saatler belirlemek küçük değişikliklerdir. Ancak bu değişikliklerin amacı telefonu düşman ilan etmek değildir.
Amaç, teknolojinin dikkatinizi yönetmesi yerine sizin teknolojiyi ne zaman kullanacağınıza karar vermenizdir.
Daha önce FileVar Blog’da yayımladığımız aliskanlik-degistirme-kucuk-adimlar yazısında da büyük hedeflerden önce günlük davranışlara bakmanın öneminden söz etmiştik. Eksiltme yaklaşımı da benzer biçimde küçük ama tekrar eden değişimlere dayanıyor.

Kendinize Boş Alan Bırakın
Boş zaman çoğu zaman doldurulması gereken bir alan gibi görülüyor.
Bir saat boş kaldığımızda hemen telefonumuzu açıyor, yeni bir iş düşünüyor veya “Bu zamanı daha verimli nasıl kullanabilirim?” diye kendimize soruyoruz.
Oysa her boşluğun verimlilikle doldurulması gerekmez.
Hiçbir şey planlamadığımız kısa zamanlar düşünmek, dinlenmek, yürümek veya sadece çevremize bakmak için alan oluşturabilir.
Kendimize bıraktığımız bu boşluk bazen yeni fikirlerin ortaya çıktığı yerdir.
Sürekli çalışan bir sistemin bakıma ihtiyacı olduğu gibi, insanın da zaman zaman hiçbir çıktı üretmeden durmaya ihtiyacı vardır.
Buradaki amaç tembellik değildir. Amaç, hayatın tamamını bir yapılacaklar listesine çevirmemektir.
Yedi Günlük Küçük Bir “Eksiltme Deneyi”
Bunu büyük bir yaşam değişikliğine dönüştürmeden deneyebilirsiniz. Önümüzdeki yedi gün boyunca her gün yalnızca bir küçük şeyi hayatınızdan azaltın:
- Bir gün gereksiz bir bildirimi kapatın;
- ertesi gün sürekli ertelediğiniz küçük bir işi tamamlayın.
- Sonraki gün artık kullanmadığınız bir uygulamayı silin,
- istemediğiniz bir e-posta aboneliğinden çıkın veya,
- size bir şey katmayan bir rutini bırakın.
- Bir gününüzde programınıza özellikle boş bir yarım saat koyun.
- Haftanın sonunda ise “Bu hafta neyi azaltınca kendimi daha rahat hissettim?” sorusuna kısa bir cevap yazın.
Buradaki amaç hayatınızı boşaltmak değil.
Gerçekten önemli olan şeylere yer açmak.
Sonuç: Bazen İlerlemek İçin Hafiflemek Gerekir
Kişisel gelişim her zaman daha fazla hedef, daha fazla disiplin veya daha fazla üretim anlamına gelmez.
Bazen gelişmek, gereksiz olanı fark etmektir.
Bazen bir alışkanlığı bırakmaktır.
Bazen bir sorumluluğu yeniden değerlendirmektir.
Bazen telefonu sessize almaktır.
Bazen de hiçbir şey eklemeden yalnızca kendinize biraz yer açmaktır.
Bugün kendinize tek bir soru sorun:
“Hayatımda neyi azaltırsam benim için gerçekten önemli olan şeye daha fazla yer kalır?”
Bu soruya vereceğiniz cevap yeni bir hedef kadar heyecanlı görünmeyebilir. Fakat bazen hayatımızdaki en önemli değişiklikler, eklediklerimizle değil çıkardıklarımızla başlar.
Kişisel gelişim, hedef belirleme ve planlama konusunda FileVar’daki diğer içerik ve çalışmaları da inceleyebilirsiniz. Daha kapsamlı destek ve çalışma alanları için ise sayfasına geçebilirsiniz; FileVar bu bölümde kişisel gelişim, hedef belirleme ve planlama konularına yönelik içerik ve çalışma materyallerini de sunuyor.
Kişisel gelişim, planlama ve dijital çalışmalarınız için sunduğumuz çözümleri incelemek isterseniz Hizmetleri İncele sayfamıza göz atabilirsiniz.
Bu konuyu uygulamaya dönüştürmek ister misiniz?
Kişisel gelişiminizi daha sistemli takip etmek, hedeflerinizi ölçülebilir hâle getirmek ve ilerlemenizi değerlendirmek için Kendini Ölç: Kişisel Gelişimini Verilerle Takip Et eğitimini inceleyebilirsiniz.


Bir yanıt yazın