Hayatımızın belirli dönemlerinde kendimize benzer sorular sorarız. Gerçekten neyi iyi yaptığımızı, neden bazı konularda sürekli aynı yerde takıldığımızı veya geleceğimizi nasıl şekillendirebileceğimizi düşünürüz. Bazen bu sorular yeni bir işe başlamayı planlarken ortaya çıkar. Bazen yıllardır sürdürdüğümüz alışkanlıkları değiştirmek, emeklilikten sonra yeni bir uğraş edinmek veya hayatımıza farklı bir yön vermek istediğimizde karşımıza çıkar. Çoğu zaman…
Neden bazen istediğimiz şeylerin önüne yine kendimiz geçeriz? Erteleme, öz-engelleme, alışkanlıklar ve içsel çatışmaların psikolojisini bilimsel araştırmalarla ele alıyoruz.
Sabah uyandınız. Telefonunuzu elinize aldınız ve yapay zekâya sordunuz: “Bugün ne giysem?” Bir süre sonra: “Bu e-postaya nasıl cevap vereyim?” Öğleden sonra: “Bu iki ürün arasında hangisini almalıyım?” Akşam: “Arkadaşım bana böyle söyledi. Sence ne cevap vermeliyim?” Sonra bir kitap seçmesini, hafta sonunu planlamasını, hazırladığınız metni düzeltmesini, toplantınızı özetlemesini ve önemli bir kararınızın artılarını eksilerini…
Bir düşünün. 2030 yılında sabah işe başladığınızda sizden istenen ilk şey bir rapor yazmak olmayabilir. Yapay zekâ raporun ilk taslağını birkaç saniyede hazırlayabilir. Sizden beklenen; rapordaki hatayı fark etmek, veriyi yorumlamak, doğru soruyu sormak ve alınacak kararın sonuçlarını değerlendirmek olabilir. Bir öğretmen ders materyalini yapay zekâyla hazırlayabilir; fakat sınıftaki öğrencinin neden içine kapandığını algoritmadan önce…
Yapay zekâ çağında öne çıkan 7 beceriyi keşfedin. Eleştirel düşünme, yaratıcılık, öğrenme ve uyum sağlama becerilerinizi geliştirin.
Günün sonunda çok şey yapmış ama yine de dağılmış hissediyor musun? Belki sorun yalnızca zaman yönetimi değildir. Belki de gün boyunca dikkatini çok fazla yere dağıtıyorsundur. Bildirimler, mesajlar, sosyal medya, yarım kalan işler, başkalarının beklentileri, küçük kararlar… Her biri zihninden küçük bir parça alır. Ve günün sonunda asıl önemli olan şeylere ne kadar dikkat kaldığı…
Sabah uyandığımız andan itibaren karar vermeye başlıyoruz. Ne giyeceğiz? Kahvaltıda ne yiyeceğiz? Önce hangi işe başlayacağız? Gelen mesaja şimdi mi cevap vereceğiz, sonra mı? Bugün yürüyüş yapacak mıyız? Akşam ne yiyeceğiz? İnternette gördüğümüz ürünü almalı mıyız? Bunların hiçbiri tek başına çok büyük kararlar değil. Ama gün boyunca onlarca küçük seçim üst üste geldiğinde, akşam saatlerinde…
Kişisel gelişim denildiğinde çoğumuzun aklına hemen yeni hedefler gelir. Yeni bir alışkanlık edinmek, daha fazla kitap okumak, yeni bir eğitim almak, daha erken kalkmak, daha düzenli olmak, daha çok üretmek… Sanki daha iyi bir hayatın yolu sürekli bir şeyler eklemekten geçiyormuş gibi davranırız. Oysa bazen asıl ihtiyacımız yeni bir hedef değil, hayatımızdaki gereksiz yüklerden birini…
Hayatımızın büyük bölümünü önemli kararların şekillendirdiğini düşünürüz. Oysa çoğu zaman hayatımızın yönünü belirleyen şey büyük kararlarımız değil, farkında bile olmadan her gün tekrar ettiğimiz küçük davranışlarımızdır. Sabah uyandığımızda ilk ne yaptığımız, gün içinde zamanımızı nasıl kullandığımız, ertelediğimiz işler, yürüyüşe çıkıp çıkmadığımız, kitap okuyup okumadığımız hatta akşam uyumadan önce telefonla ne kadar vakit geçirdiğimiz… Bunların her…